Cuma , Ocak 19 2018
Anasayfa / Kadın / Meşk’in sesi dağlarda yankılanıyor

Meşk’in sesi dağlarda yankılanıyor

dyb-27-06-16-mesk-kulturu-hanim-gurkan6

Dara Hênê’ye bağlı Xîzginos mezrasında yaşayan Gürkan Ailesi, teknolojiden uzak sürdürdükleri hayatlarını yine tamamen doğal yöntemlerle ürettikleri süt, yoğurt, tereyağı ve çökelekten sağlıyor. Bunun için büyük emek harcayan Hanım Gürkan (48), kaybolmakla yüz yüze olan “meşk kültürüne” dikkat çekerek, “Doğal bir ürün olan meşkten yapılan ayran ve tereyağının hem tadı çok daha lezzetli hem de verimi bol. Bir de en önemlisi çok sağlıklı. Tüm zorluklara rağmen meşk kültürünü devam ettireceğim” diyor.
dyb-27-06-16-mesk-kulturu-hanim-gurkan10 (1)

Çewlîg’in (Bingöl) Dara Hênê (Genç) ilçesine bağlı Xîzginos (Sevimli) mezrasında kalan Gürkan Ailesi, bütün zorluklara rağmen dağ yaşamından vazgeçmiyor. 1994’te köyleri devlet güçleri tarafından yakılan aile, 2004’te köye dönüşe izin verilmesi üzerine köylerine geri dönüp, iki odalı topraktan ev yaparak yaşamlarını bin bir güçlükle idame ettirmeye çalışıyor. 11 kişilik ailenin tek geçim kaynağı ise hayvancılık. 50 keçi besleyen aile, güne saat 05.00’da uyanıp hayvanları otlatmaya götürmekle başlıyor. Günün devamında ise bir gün öncesinden mayaladıkları yoğurttan ayran, tereyağı ve çökelek yaparak devam ediyor. Elde ettikleri ürünlerin tazeliğini korumak için ise bahçelerinde havuz yapan aile, bu havuzu dağlardan inen buz gibi sularla dolduruyor.
dyb-27-06-16-mesk-kulturu-hanim-gurkan8

İşin en zor yükünü kadınlar omuzluyor

Yaşamın birçok alanında olduğu gibi dağlarda da işlerin en zor kısmını yine kadınlar omuzluyor. Erkekler genelde çobanlık yaparken, süt sağma, meşk (yayık) ayranı yapma, bulaşık yıkama, yemek yapma, evin içini ve çevresini temizleme gibi işleri kadınlar yapıyor. Teknolojinin uğrayamadığı bu dağlarda keçi postundan yapılan meşkin sesi ise, dağlardaki doğal kaynak sularının sesine karışıyor.

İlk işi hayvanları sağmak

Bütün zorluklarına rağmen köy yaşamından memnun olduğunu dile getiren Hanım Gürkan (48) dağların havası, suyu ve doğasının güzelliğinin kendisini mutlu ettiğini söyledi. Gürkan, sabahın ilk ışıklarında otlatmak için dağa götürdükleri hayvanların sütünü günde iki kez sağdıklarını söyledi. Sütten tereyağı ve çökelek yapmanın tarifini anlatan Gürkan, “Keçilerden sağdığımız sütü ilk önce ısıtıp, ardından mayalayarak yoğurt yapıyoruz. Mayaladığımız yoğurdu soğuması için havuza bırakıyoruz. Ardından yoğurdu, ayran ve tereyağı yapmak için meşke koyup, yaklaşık 2-3 saat civarı sallıyoruz. Meşkte bulunan yoğurt ayran kıvamına geldikten sonra, tencereye boşaltıyoruz. Tereyağını ise ayrı bir kaba dolduruyoruz” dedi.

Bozulmaması için dağ suyunun altına bırakmak şart

Ayranı tencereye boşalttıktan sonra kısık ateşte pişirdiklerini anlatan Gürkan, “Ateşte kaynattığımız ayran çökelek kıvamına geldikten sonra soğuması için yaklaşık 7-8 saat dinlendiriyoruz. Ardından çökeleği, beyaz saten kumaştan yaptığımız çuvala boşaltarak suyunu süzüyoruz. Çökeleğin suyu iyice süzüldükten sonra, tuzlayıp tenekelere dolduruyoruz. Sonbahara kadar bozulmaması için de soğuk dağ suyunun altına bırakıyoruz” diye konuştu.

Keçi sütünden çökeleğin kilosu piyasada 11 TL, tereyağı ise 30 TL’den alıcı buluyor.

Niçin meşk?

Daha önce elektrik yayık aldığını ancak memnun kalmadığını söyleyen Gürkan, “Elektrik yayığın tereyağı yemeklere konulduğu zaman sıvısı az oluyor. Ayran ve çökeleğinin tadı ise genelde bozuk oluyordu. Ancak doğal meşkten yapılan ayran ve tereyağının hem tadı çok daha lezzetli hem de verimi bol. Bir de en önemlisi çok sağlıklı” dedi. Gürkan, meşkin bir kültür olduğuna dikkat çekerek, tüm zorluklara rağmen meşk kültürünün devam ettirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Keçi beslemek büyük emek istiyor

Gürkan, maddi getirisi daha yüksek olduğu için özellikle keçi beslediklerini belirterek, “Keçinin hem eti, hem sütü hem de yoğurdu daha lezzetlidir. Tek dezavantajı ise beslemesi çok büyük emek istiyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen verilen emeğe değiyor” diye konuştu.

Gürkan ayrıca, Amed ve Çewlîg olmak üzere toplamda 46 köyde ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” ile askeri operasyonlardan kaygılı olduklarını belirterek, tekrardan köylerinin yakılma tehlikesinden endişe duyduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak:DİHA

Hakkında admin

Kontrol Et

image

Viranşehir’de 6 kişi 19 gün sonra serbest bırakıldı

DBP Viranşehir ilçe yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 6 kişi serbest bırakıldı. Urfa’nın Viranşehir ilçesinde 22 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir