Salı , Aralık 12 2017
Anasayfa / Genel / DAİŞ’in ilk hedefi HDP Genel Merkezi’ymiş

DAİŞ’in ilk hedefi HDP Genel Merkezi’ymiş

ankara-patlamasiAnkara 10 Ekim katliamı ile ilgili tamamlanan iddianamede sanık Yakup Şahin, katliam öncesinde HDP Genel Merkezi’ne bomba yüklü bir araçla saldırının planlandığını ancak aksaklık nedeniyle bundan vazgeçildiğini, 10 Ekim’de tren garında saldırının düzenlendiğini itiraf etti.

Ankara Tren Garı önünde 10 Ekim 2015 tarihinde DAİŞ’in elini kolunu sallayarak gerçekleştirdiği ve 100’ün üzerinde insanın hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin ise yaralandığı intihar saldırısı ile ilgili başlatılan soruşturma tamamlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 10’u tutuklu 36 kişi hakkında hazırlanan 571 sayfalık iddianame, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

İlk sırada örgüt yöneticisi olarak İlhami Balı’nın yer aldığı ve toplamda 36 şüphelinin yer aldığı iddianamede Antep’te kendini patlatan örgütün Antep emiri Yunus Durmaz ve Halil İbrahim Durgun ile birlikte toplam 17 kişi hakkında ise “takipsizlik” kararı verildiği yer alıyor.

Mahkemenin iddianameyi incelemesi için 15 gün süresi bulunuyor. İddianamenin kabul edilmesi durumunda 36 kişinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde Ankara’da başlanacak.

İddianame de şu ayrıntılara yer verildi.

İntihar saldırısını düzenleyen DAİŞ’çilerin kimlik bilgilerine yer verilen iddianamede, saldırılardan birini Yunus Emre Alagöz’ün diğerini ise kimliği tespit edilemeyen Suriye uyruklu biri olduğu belirtildi.

Yaşamını yitiren 100 kişinin ailelerinin müşteki olduğu iddianamede, yaralı sayısı da ilk kez net olarak verildi. Buna göre, canlı bomba saldırılarında yaralanan müştekilerin sayısı 391 olaydan maddi olarak zarar gören 3 müşteki de iddianamede yer aldı. Toplam müşteki sayısı ise 493 olarak tespit edildi.

Biri üst düzey yönetici

Sanıklar arasında üst düzey olarak IŞİD’in sınır emiri olduğu ifade edilen İlhami Balı ile birlikte 36 sanık, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek”, “Kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs etmek” gerekçesiyle sanıklardan bir kısmı da “Silahlı terör örgütüne üye olma”, “Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak” , “Resmi belgede sahtecilik” ve “6136 Sayılı yasaya muhalefet etmek” gerekçesiyle suçlandı.

20’si çocuk 391 kişi yaralandı

İddianamede Emek, Barış ve Demokrasi mitinginin valilik tarafından izinli olduğu belirtilirken, meydana gelen patlamaların tam olarak saat 10:04:29 ve 10:04:32’de gerçekleştiği tespitine de yer verildi. Patlamalarda ikisi çocuk 100 kişinin yaşamını yitirdiği belirtilirken, 20’si çocuk toplam 391 yurttaşın yaralandığı ifade edildi.

Suruç katliamını nasıl yaptıklarını anlattı

10 Ekim katliamının şüphelilerinden Yakub Şahin, ifadesinde Suruç katliamından bahsetti. Halil İbrahim Durgun ile birlikte çalıştığını anlatan Şahin, Durgun ile aralarında geçen ve Suruç katliamından bahsettikleri diyalogu şöyle anlattı:

“Halil İbrahim Durgun ile tanıştıktan bir süre sonra ben kendisinin IŞİD’e çalıştığını anladım. Suruç’daki patlamadan 3-4 gün sonra Durgun araç kullanıyordu. Ben kendisine ‘Abi Suruç işi nasıl olmuş? diye sordum’ Bana, ‘Oğlum Suruç’u biz yaptık’ dedi. ‘PKK’liler hak etti, biz de yaptık’ dedi. Ben de kendisine ‘Nasıl yaptınız’ diye sordum, bana ‘Gaziantep Elbeyli’den bir kişi üstünde yeleği ile geçti, Deniz Büyükçelebi canlı bombayı gönderdi. Biz Gaziantep’de 1 gece misafir ettik. Daha sonra motosikletle Suruç’a gönderdik. Onlar da orada patlattı’ dedi.”

‘Savaş Yıldız sınır sorumlusu’

Şahin, ifadesinde HDP’nin Mersin ve Adana il binalarına yapılan saldırıların da Savaş Yıldız tarafından yapıldığını, kendisine DAİŞ’in Türkiye-Suriye sınır sorumluğu olduğunu ifade ettiği Deniz Büyükçelebi’nin anlattığını söyledi.

Hedef HDP Genel Merkezi’ymiş

10 Ekim katliamının nasıl yapıldığını anlatan Şahin, hazırlıkların 15 gün önce başladığını, ilk hedefin HDP Genel Merkezi olduğunu ancak aksaklık nedeniyle 10 Ekim’de tren garı saldırısının düzenlendiğini ifade etti.

Şahin, katliamın öncesini şöyle anlattı:

“Halil İbrahim Durgun olaydan 15 gün önce bana Nizip’e git bir depo bul dedi. Ben de Nizip’e gittim, depoyu ayda 250 TL ye kiraladım. Durgun bana git Nizip’den 1,5 ton üzerinde yüzde 33 yazan amonyum nitrat al dedi. Bir yerde malzemeyi buldum. 1 buçuk ton isteyince ismini bilmediğim dükkan sahibi benden şüphelendi, satmadı. 1 gün sonra Durgun beni Urfa Birecik’e gönderdi. Git oradan gübre alabilirsin, üzerinde amonyum nitrat yüzde 33 yazsın yoksa işimize yaramaz dedi. Ben Urfa Birecik’e gittim, Feyzi isimli şahıstan yarım ton amonyum nitrat aldım üzerinde yüzde 33 yazıyordu. Yine Feyzi’nin dükkanın 5-6 dükkan ilerisinden 1 ton amonyum nitrat aldım. Durgun’a abi bu malzemeleri ne yapacağız niye getirdik diye sordum. Kendisi bana minibüs bulacağız, patlayıcıları minibüse yerleştireceğiz, Ankara’ya göndereceğiz, çekicinin şoförünün yanına Suriye’den gelen bir canlı bombayı yerleştireceğiz. Seçimden önce Ankara HDP Genel Merkezi’ni patlatacağız dedi. Daha sonra Halil İbrahim Durgun’un bana söylediği şekilde yapılan bombayı ve amonyum nitrat malzemeyi yerleştirmek için minibüs aradılar. Ancak minibüsün ruhsatını üzerine satın alacak kimse bulamadılar. Araç aramaya devam ederken araç sahibi bulunamayınca, Ankara’da barış mitingi altında, 10 Ekim’de HDP’li grubun da içinde olduğu şahısların katılacağı bir miting olduğu öğrenilince Durgun’un bomba yüklü minibüsle HDP Genel Merkezini havaya uçurma projesini erteleyip, mitingde canlı bomba patlatmayı kararlaştırmışlar.”

Hakkında admin

Kontrol Et

sondakika

Hakkari’de 3 Korucusu Yaşamını Yitirdi

Hakkari Yüksekova ilçesine bağlı Büyükçiftlik Beldesi Yeniışık köyü Yukarı Olukbaşı mezrası yakınlarındaki korucuların nöbet mevzilerine  sabah …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir