Salı , Aralık 12 2017
Anasayfa / Genel / İHD 30 Yaşında

İHD 30 Yaşında

Kuruluşunun üzerinden 30 yıl geçen İHD, geride bıraktığı 30 yılda yaptığı çalışmalar ve raporlamalarla binlerce hak ihlalinin hafızlarda kalmasını sağladı. Çalışmalarından dolayı hep hedef seçilen İHD, 23 yöneticisinin faili meçhul cinayetlerde kaybetmesine rağmen mücadeleden vazgeçmedi.

Aralarında Murat Belge, Ragıp Zarakolu, Gülizar Çağlayan, Didar Şensoy, Rona Aybay, Sadık Gürbüz, Işıl Özgentürk, Akın Birdal, Halit Çelenk, Gülten Akın ve Aziz Nesin olduğu 98 tutsak yakını, aydın, gazeteci ve insan hakları savunusu tarafından 17 Temmuz 1986 tarihinde aralarında kurulan İnsan Hakları Derneği (İHD), 30’uncu yılını geride bıraktı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinde insanların yaşadığı hak ihlallerine “dur” demek ve yeni hak ihlallerinin yaşanmasını engellemek için kurulan İHD, 30 yıllık bu süreçte ciddi çalışmalara yaptı.

23 üye ve yöneticisi faili meçhul

Kurulduğu günden bu yana, genel af, ölüm cezası, savaş karşıtlığı, barış, DGM’ler, düşünce özgürlüğü, gözaltında kaybetmeler, faili meçhul öldürmeler, işkence ve kötü muamele, cezaevleri, çalışma yaşamı gibi alanlarda ülke çapında yüzlerce rapor hazırlayan İHD, bu çalışmanın yanında binlerce kampanya düzenledi. Yaptığı çalışmalarla başta devlet olmak üzere birçok kesimi rahatsız eden İHD’nin 23 üye ve yöneticisi faili meçhul cinayetlerle yaşamını yitirdi. İHD, sadece Türkiye de değil dünyanın birçok ülkesinde çalışma yürütürken dünyadaki birçok insan hak örgütlerinin kuruculuğunu ve yöneticiliğini de yaptı. Bunların başında Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FİDH), Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı’nın (EMHRN), İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) örgütleri geliyor.

1994’ten bu yana tarihi kaydediyor

1994 yılından bu yana her yıl düzenli olarak senelik hak ihlali raporu yayınlayan İHD, yıl içinde yaşanan spesifik hak ihlalleri içinde ayrıca özel raporlar yayınladı. Tutulan bu raporlarda, 1990 ile 2014 yılları arasında 2 bin 964 faili meçhul cinayet, 1991 ile 2014 yılları arasında 2 bin 194 yargısız infaz gerçekleştirildiği kayıtlara geçti. Yine 1980 ile 2014 yılları arasında gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde bin 308 kişi şüpheli bir şekilde öldürüldüğü de İHD’nin bu raporlarıyla kayıtlara geçirildi. 1980 ile 2004 yılları arasında 940 kişinin gözaltında kaybedildiği, 1993 ile 2014 yılları arasında meydana gelen silahlı çatışmalarda 23 bin 758 kişinin (PKK militanı, asker, polis ve köy korucusu) yaşamını yitirdiği de bu raporlara yansıdı.

Kürdistan da yaşanan hak ihlalleri kaydetti

“Öz yönetim direnişi” sürecinde yaşanan yüzlerce ağır insan hakları ihlalleri de İHD tarafından raporlaştırılırken, toplam 22 ilçede en az 65 süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili tuttuğu raporlarda 16 Ağustos 2015 ile 20 Nisan 2016 tarihleri arasında en az 338 sivil yurttaş öldürüldüğünü de kayıtlara geçti.

İHD’yi anneler kurdu

İHD’nin Türkiye’de yaşanan insan hak ihlallerinden dolayı zorunlu olarak kurulduğuna dikkat çeken İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “12 Eylül darbesi sırasında ve sonrasında çocukları kaybettirilen, öldürülen anneler; aydınların, gazetecilerin kapısını tek tek dolaşıp onlardan yardım istiyordu. Seslerini duyurmak istiyorlardı. Cezaevlerinde yaşanan vahşeti dünyaya anlatmak istiyorlardı. Özellikle Diyarbakır 5 Nolu cezaevinde uygulanan ve Dünya’da örneği olmayan bir pratiktir. İte bu şartlarda cezaevinde çocukları olan annelerin öncülüğünde aydın, yazar ve birçok insan hakkı savunucusunun birlikteliğiyle İHD kuruldu” dedi.

‘Kürt ve Alevlileri görmeden insan hakkı savunamazsın ‘

İnsan hakları mücadelesi yürütmenin bazı şartları olduğunu söyleyen Türkdoğan, “Kürt kentlerinde yarım yüzyıldır devam eden savaşı, Alevi yurttaşlara uygulanan hak ihlallerini, gazetecilere aydınlara uygulanan sansürü hak ihlallerini görmeden Türkiye’de insan hakkı savunuculuğu yapamazsınız” diye konuştu.

Tüm bunlardan yola çıkarak İHD’nin görevinin çok açık olduğunu dile getiren Türkdoğan, “İHD, hak ihlalini belgelemek, raporlamak ve ihlallere ilişkin çalışmalar yaparak mağdurların mağduriyetinin giderilmesi için gerekli çalışmaları yapmaktır. İHD, geride bıraktığı 30 yıllık süreçte Türkiye’de yüzlerce rapor yayınladı, binlerce hak ihlalini belgeledi ve birileri bizim çalışmalarımızdan rahatsız oldu. Üyelerimiz, yöneticilerimiz öldürüldü, cezaevine atıldı, tehdit edildi bu arkadaşlarımızı Didar Şensoy ve Vedat Aydın şahsında minnetle anıyorum. Onların mirasına sahip çıkıyoruz, uğruna öldükleri insanların haklarını savunuyoruz” ifadesinde bulundu.

‘Özgür basın İHD için ilham kaynağı’

Özgür basın geleneğinin önemine ve yaptığı haberlerle hak savunucuları için ilham kaynağı olduklarına dikkat çeken Türkdoğan, “Basın da aynı bizler gibi tehdit altında. Özellikle özgür basın geleneğinin en önemli ismi Özgür Gündem gazetesine yapılan baskılardan dolayı Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın bir günlük genel yayın yönetmenliğini üstlenmesi ve bunun ardından tutuklanması da bize birçok şeyi anlatıyor. Bunun yanında özgür basın geleneği çalışanı Kürt gazeteciler cezaevinde buradan şu sonuç çıkar devlet gerçekleri söyleyenleri cezalandırır” dedi.

‘Hurşit Kütler ve Tahir Elçi’nin başına gelenler kabul edilemez’

Devletin, 90’lı yılların politikalarına tekrar döndüğüne işaret eden Türkdoğan, ”Rahmetli Tahir Elçi ve Hurşit Külter’i anmadan geçemeyeceğim. Tahir Elçi’nin öldürülmesi ve Hurşit Külter’in gözaltında kaybettirilmesi 90’larda terk edilen politikaların tekrar döndüğünü gösteriyor. Biz insan hakkı savunucuları olarak bunu kabul edemeyiz” dedi.

‘Cumhurbaşkanı 15 yıl önce söylediklerini yapsın’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidar koltuğuna oturduktan sonra yaşadığı değişime dikkat çeken Türkdoğan, şunları söyledi: “Roboski katliamından başlamakla beraber son 14 yılda Kürt halkına karşı hep soykırım saldırısında bulunan Devletin bu politikaları bırakması gerekiyor. Cumhurbaşkanı 15 yıl önce söyledikleri yapsın, o gün düşündüğü gibi düşünsün. Biz İHD olarak Cumhurbaşkanının belediye başkanlığı döneminde uğradığı haksızlıklara ilişkin defalarca basın açıklaması yaptık eylemler düzenledik. Geldiğimiz noktada geçmişte Cumhurbaşkanına uygulanan haksızlıkların çok fazlasını yurttaşlara özellikle Kürt halkına uyguluyor. Cumhurbaşkanına sesleniyorum geçmişte olduğu gibi bir gün gelecek o saldırdığın İHD’ ye ihtiyaç duyacaksın. Bir gün gelecek bizler geçmişte olduğu gibi senin hakkını da savunacağız onun için insan haklarını hırpalamamak gerekiyor.” imageDİHA

Hakkında admin

Kontrol Et

sondakika

Hakkari’de 3 Korucusu Yaşamını Yitirdi

Hakkari Yüksekova ilçesine bağlı Büyükçiftlik Beldesi Yeniışık köyü Yukarı Olukbaşı mezrası yakınlarındaki korucuların nöbet mevzilerine  sabah …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir