Çarşamba , Nisan 25 2018
Anasayfa / Köşe Yazısı / Kürt Siyasetinde Yeni Dönem: Sivil Kürt Direnişi – Seydo Turğut

Kürt Siyasetinde Yeni Dönem: Sivil Kürt Direnişi – Seydo Turğut

Seydo Turğut
Seydo Turğut

Kürt siyaseti 1990’lı yıllardan bugüne kadar varlığını çatışmaların sonlandırılması, Kürt sorununun demokratik temelde çözülmesi ve bunun için statükocu faşist rejimi barışa, müzakereye zorlamaya dayandırmıştır…

Ortaya çıktığı ilk günden bugüne kadarda, varlığını temellendirdiği ve dayandırdığı bu hedef ve amacı değişmemiştir…

Kürt meselesini barışçı yollarla çözmek elbette oldukça zor bir amaç…

Karşısında, “devletin bekaası” için bebek boğduran bir gelenekten gel bir zihniyet var…

“Devletin bekaası” herşeyden daha önemlidir zihniyeti elbette bir tehdit olarak gördüğü herşeyi, her kesimide boğdurulan bebekler gibi boğdurabilir…

Kardeş katleden bu gelenek, daha modern olarak yerini ulus-devlet ile kendinden başka halkları inkar-imha-asimilasyon politikalarıyla yok etmeye kadar ilerletti…

Ulus-devlet ideolojisiyle kapitalist modernite toplum mühendisliğine soyunmuş ve en katı hali olarak tekçi-inkarcı bir temelde geliştirilmiştir…

Türkiye özelinde yeni inşaa edilen ulus-devlet varlığını Kürt imhası ve inkarı üzerine kurmuştur…

1938’lere kadar Kemalist rejimin Kürt imhası üzerine kurduğu yeni ulus-devleti reddetme ve buna karşı itirazlarda Kürt isyanları geliştirilmeye çalışılsada ağır imha politikalarıyla bastırılmıştır…

Uzun süren sessizlikten sonra 90’lı yıllarda sertleşen savaş ile birlikte sivil Kürt siyaseti, asgari olarak çatışmaları durdurup müzakereleri başlatmayı, azami olarakta demokratik, sivil direnişle ulusal talepleri kabul ettirmeyi hedef edinmişti…

Fakat hergeçen dönem dahada faşizanlaşan mevcut statükocu rejimde sivil siyasetin, demokratik siyasetin işlevsizleştiği, anlamsızlaştığıda bir gerçek…

Bu rejimde pratikte ana muhalefet görevi yürütecek bir parti bile yok, daha doğrusu imkan tanınmıyor…

Dolayısıyla faşist rejim kendi ana muhalefine bile demokratik siyaset şansı tanımazken, Kürt siyasetine demokratik siyaset şansı tanıyacağını beklemekte abes olur…

Dolayısıyla Kürt siyaseti, diğer siyasi partilerden farklı olarak bir sivil direniş örgütlenmesi konumundadır…

Kürtler’in sivil yollarla hak aramasına müsaade edilmiyor…

Sivil direniş, silah dışı, şiddet dışı hak arama ve itiraz etmenin bir yöntemidir…

Yani silahsız, kansız, demokratik, barışçı yöntemler…

Oturma eylemleri, yürüyüş, miting, basın açıklamaları, nöbet eylemleri, açlık grevleri v.s…

İşte buna bile imkan tanımayan, demokratik siyasetin önünü bu derece tıkayan bir siyasi iktidar var…

Bu durumda Kürt siyaseti sürekli farklı alternatifler geliştirmeye ve belkide gerekirse dahada radikalleşecek eylem pratiği geliştirmeye çalışacaktır…

Kürt siyasi hareketinin alabileceği en radikal karar ise demokratik siyasetin anlamsızlaştığını açıklayıp, demokratik siyasetten çekilmek olur…

Bu durumda ortalık tamamen çatışmalara bırakılmış olur…

Tabi bu Kürt siyasetinin misyonuna ters…

Fakat şunu biliyoruz ki yeni dönemde artık ipler kopma noktasına gelmiş ve Kürt siyaseti’nin yeni radikal kararlar alabileceği bir zorunluluğa mecbur bırakılmıştır…

Kürt siyasi hareketi tarihi boyunca daha önce hiç olmadığı kadar yoğun baskı altındadır…

İşte bu yüzden yeni dönemde geliştirilmiş, radikal kararlar alabilecek bir mekanizmaya dönüşen sivil Kürt direnişi daha anlamlı olacak, aynı yöntemlerle ilerlemeyecek ve dahada genişletilecektir…

Hakkında admin

Kontrol Et

13956971_142367006202922_543270347_n

Suriye harekatı: Savaş için değil barış için bedel ödenmeli – Seydo Turğut

Ortadoğu’nun kan gölüne döndüğü bu dönemde, kan gölünü adeta okyanuslara dönüştürebilecek bir gündem oluşturuluyor. Suriye’ye …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir