Çarşamba , Nisan 25 2018
Anasayfa / Yerel / İsot’un Sorunlarıda Kendisi Gibi Acı

İsot’un Sorunlarıda Kendisi Gibi Acı

Riha ile özdeşleşen ve her mevsim sofraların değişmezi olan isot acısı ve zahmetiyle kadınların elinden hazırlanıyor. “Kadınların mesaisi bitmez” diyen isot emekçisi kadınlar, “Ellerimiz yanıyor, güneş altında kavruluyoruz, günlerce çocuklarımıza dokunamıyoruz. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz” diyor.

Riha ile özdeşleşen isot yani biber, sonbaharla birlikte hazırlanmaya başlıyor. Yıl boyunca sofraların olmazsa olmazı olan isotun zorlu hazırlık süreci ise kadın emeği ile meydana geliyor. Ağustos-Eylül aylarında kentte ara sokaklardaki boş alanlar ya da damlar isot sergisine dönerken, lezzetini tutturmak ayrı bir ustalık istiyor.

Sırrın’da isot emekçisi kadınları dinledik

Birçok Rihalı kadın için ise isot ayıklayıp kurutmak mevsimlik para kazanılan bir iş. Zahmeti fazla olan isot ayıklayan kadınlar ücretlerinin karşılığını alamadıklarını söylüyor. Sofraların değişmezi olan isotun hazırlıkların yapan kadınlara Riha’nın Sırrın Mahallesi’nde konuk olarak işin zorlukların dinledik. Acı biberlerin etkisiyle elleri şişen kadınlar, şiş elleri ile birde gündelik ev işlerini yaptıklarını, gün boyu acı bibere maruz kalan ellerinden dolayı çocuklarının banyolarını yaptıramadıklarını anlattı. Kimi zaman sipariş üzeri aldıkları biberleri temizleyen, kimi zaman başkasının tarlasında günlük çalışan Sırrınlı kadınlar, tarlada, evde, fabrikalarda çalıştıklarını, ancak yaşadıkları kentlerde hak ettikleri değeri görmediklerini ifade etti.

İsotun serüveni

Uzun yıllar geçimini isottan sağlayan Arife İrfan (55) yaptığı işin inceliklerini şöyle dile getirdi: “Kimi zaman sipariş üzerine belli miktarda biber alır, yaparız. Kimi zamanda çarşıda, pazarda satabileceğimiz kadar biber alır, isot yaparız. Önce kırmızıbiberleri tohumlarından temizliyoruz. Daha sonra kızgın güneşin altında kurutmaya bırakıyoruz. Siyah yada mor olmasını istiyorsak, bir hafta naylon içinde muhafaza ediyoruz. Yanımda 2 de işçi çalıştırıyorum. Onlarda günlük 30 lira kazanıyor. Bende satabildiğim kadar satıyorum. Kilosunu 25 liradan satıyoruz. Sabahın 5’inde çalışmaya başlıyorum.”

50 derece sıcakta verilen emek

Yaptığı işin kolay olmadığını söyleyen İrfan emeğini karşılığın alamadığın belirterek şunları söyledi: “Bu güneş tepemizden geçiyor. Doğrusu emeğimizin kaşılığını alamıyoruz. Bir oğlum var onun için çalışmak zorundayım. Yoksa yapılacak iş değil bu kızgın güneşin altında. 54 yaşındayım. Kendimi bildim bileli her mevsimi gelince isot temizler satarım kazandığım para kışın geçinmeme yardımcı oluyor. İş yok güç yok mecburuz.”

‘Kadının mesaisi bitmez’

“Kadının bizim toplumda mesaisi bitmez” diyen Yüksel Tut (33) ise evinin kapısına serdiği örtü üzerinde isot temizleyip geçimini sağlıyor.

‘Emeğimizin karşılığını alamıyoruz’

Biberleri kapı önünde temizleyip evin damında kurutmaya bıraktığını söyleyen Güler Tut’da (40), emeklerinin sömürüldüğüne belirtti. Tut, “Emek nerede, emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Elleimiz yanıyor, karşılığını alamıyoruz. Düşünün çocuklarımızın banyosunu bile yaptıramıyoruz. Ellerimizin yanığından” dedi.

Hakkında admin

Kontrol Et

img_1635

Diyarbakır’da BES Üyelerine Operasyon 9 Kişi Gözaltına Alındı

Diyarbakır Adliyesi’nde çalışan 9 kamu emekçisi, “örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla gözaltına alındı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir